Üniversite yılları, öğrencilik yıllarının son durağıdır. Bu sebeple belki de en akılda kalan yıllarımızdır. Ama tabi ki tek neden de bu değildir. Üniversite yıllarında kişi, tek başına ilk defa ayakta kalmaya çalışır. Bazıları derslerine odaklanır, bazıları olabildiğince yaşamaya karar verir. Bu ikisi arasında denge bulmaya çalışırken, üniversite yılları hem eğlenceli hem de sıkıntılı yıllar yaşar.
Üniversite hayatını anlatan kitaplar ise yaşayanlara örnek, yaşayamayanlara neyi kaçırdığını, yaşamış olanlara ise geçmiş yılları anımsatır. İşte bu konuda birkaç örnek:
Gayle Forman - SENDEN GERİYE KALAN

En iyi arkadaşı Meg bir otel odasında tek başınayken canına kıyınca Cody büyük bir şoka girerek yıkılır. Meg’le her şeylerini paylaşmalarına rağmen Cody bunun olacağını nasıl anlayamamıştır? Meg’in başka bir şehirdeki üniversitesinden eşyalarını almaya gittiğinde arkadaşının ona anlatmadığı birçok şey olduğunu keşfeder: Eski oda arkadaşları ve Meg’in kalbini kıran Ben McAllister adlı serseri gitarist gibi... Cody, genç kızın bilgisayarında şifreli bir dosya bulduğundaysa, en iyi arkadaşının ölümü aniden şüpheli bir hal alacaktır…
Senden Geriye Kalan gizem, trajedi ve aşkın kusursuz bir birleşimi.
Senden Geriye Kalan gizem, trajedi ve aşkın kusursuz bir birleşimi.
Sandy Hall - BAŞKA TÜRLÜ BİR ŞEY

Yaratıcı yazarlık hocası, kurye, Starbucks baristaları, esas oğlanın en iyi arkadaşı, esas kızın oda arkadaşı ve bahçedeki sincabın ortak bir noktası var:
Hepsi Gabe ile Lea'nın birlikte olması gerektiğini düşünüyor.
Birlikte yaratıcı yazarlık dersi alan Lea ve Gabe aynı zevkleri paylaşır, aynı Çin yemeğini sipariş eder ve aynı mekânlarda takılırlar. Ne yazık ki Lea biraz kendi halinde, Gabe ise çekingendir ve ikisi de ilk adımı atabilecek gibi görünmemektedir. Fakat aralarında bir şeyler vardır ve onların dışında herkes bunun farkındadır. Yaratıcı yazarlık hocaları ikisini bir araya getirmeye çalışır, Starbucks'taki barista ilişkilerini dizi gibi izler, otobüs şoförü karısına onlardan bahseder, restorandaki garson onları hep aynı masaya oturtur. Hatta okulun bahçesindeki sincap bile iki gencin birlikte olması gerektiği kanısındadır. Peki, herkesin inandığı bu aşka Lea ile Gabe de inanacak mı?
Hepsi Gabe ile Lea'nın birlikte olması gerektiğini düşünüyor.
Birlikte yaratıcı yazarlık dersi alan Lea ve Gabe aynı zevkleri paylaşır, aynı Çin yemeğini sipariş eder ve aynı mekânlarda takılırlar. Ne yazık ki Lea biraz kendi halinde, Gabe ise çekingendir ve ikisi de ilk adımı atabilecek gibi görünmemektedir. Fakat aralarında bir şeyler vardır ve onların dışında herkes bunun farkındadır. Yaratıcı yazarlık hocaları ikisini bir araya getirmeye çalışır, Starbucks'taki barista ilişkilerini dizi gibi izler, otobüs şoförü karısına onlardan bahseder, restorandaki garson onları hep aynı masaya oturtur. Hatta okulun bahçesindeki sincap bile iki gencin birlikte olması gerektiği kanısındadır. Peki, herkesin inandığı bu aşka Lea ile Gabe de inanacak mı?
Rainbow Rowell - FANGIRL

Cath bir Simon Snow hayranıdır.
Öyle ya, tüm dünya Simon Snow hayranıdır...
Ancak bu Cath için bir hayat felsefesidir ve o takipçi olma konusunda çok iyidir. İkiz kız kardeşi Wren’le çocukluklarından beri Simon Snow kitaplarını defalarca okumaktan, hayran kurgusu yazmaya kadar, kendilerini seriye adamış, annelerini kaybetmelerini de ancak bu şekilde atlatabilmişlerdir. Büyüdükçe Wren’in hayranlığı azalsa da Cath’in vazgeçmeye niyeti yoktur.
Üniversiteye gidecekleri sırada Wren, onunla aynı odada kalmak istemediğini söyleyince Cath kendi rahat dünyasının tamamen dışında, bir başına kalır. Son derece utangaç olan Cath, kendini yazdığı hayran kurgusuna kaptırmıştır. Hikâyesinde her zaman ne diyeceğini gayet iyi bilmekte ve gerçek hayatta hiç tecrübe etmediği romantizmi öyküsüne yansıtabilmektedir. Wren elinden tutmadan da Cath her şeyin üstesinden gelebilecek midir? Kendi hayatına başlamaya gerçekten hazır mıdır? Ya kendi hikâyelerini yazmaya?..
En önemlisi de Simon Snow sevdasını geride bırakma pahasına yola devam etmeyi istemekte midir?
Öyle ya, tüm dünya Simon Snow hayranıdır...
Ancak bu Cath için bir hayat felsefesidir ve o takipçi olma konusunda çok iyidir. İkiz kız kardeşi Wren’le çocukluklarından beri Simon Snow kitaplarını defalarca okumaktan, hayran kurgusu yazmaya kadar, kendilerini seriye adamış, annelerini kaybetmelerini de ancak bu şekilde atlatabilmişlerdir. Büyüdükçe Wren’in hayranlığı azalsa da Cath’in vazgeçmeye niyeti yoktur.
Üniversiteye gidecekleri sırada Wren, onunla aynı odada kalmak istemediğini söyleyince Cath kendi rahat dünyasının tamamen dışında, bir başına kalır. Son derece utangaç olan Cath, kendini yazdığı hayran kurgusuna kaptırmıştır. Hikâyesinde her zaman ne diyeceğini gayet iyi bilmekte ve gerçek hayatta hiç tecrübe etmediği romantizmi öyküsüne yansıtabilmektedir. Wren elinden tutmadan da Cath her şeyin üstesinden gelebilecek midir? Kendi hayatına başlamaya gerçekten hazır mıdır? Ya kendi hikâyelerini yazmaya?..
En önemlisi de Simon Snow sevdasını geride bırakma pahasına yola devam etmeyi istemekte midir?
Nina Lacour - BİZ İYİYİZ

Çok fazla şeye ihtiyacın olduğunu düşünerek yaşarsın.
Ta ki bir gün yanına sadece annenin fotoğrafını alıp şehri terk edene kadar.
Marin, eski hayatıyla tüm bağlarını koparmış ve her şeyi unutmayı seçmişti. Büyükbabası öldükten sonra olanları kimse bilmiyordu – en yakın arkadaşı Mabel bile. Fakat evinden çok uzakta olsa da, hatıraları peşini bırakmıyordu.
Aylar geçmiş ve kış tatilinde yurt odasında kendisini yapayalnız bulmuşken, Marin sadece bekliyordu. Mabel planladıkları gibi onu ziyarete geldiğinde, söylenmemiş tüm sözlerle ve buz kesmiş kalbiyle nihayet yüzleşmek zorunda kalacaktı.
Ta ki bir gün yanına sadece annenin fotoğrafını alıp şehri terk edene kadar.
Marin, eski hayatıyla tüm bağlarını koparmış ve her şeyi unutmayı seçmişti. Büyükbabası öldükten sonra olanları kimse bilmiyordu – en yakın arkadaşı Mabel bile. Fakat evinden çok uzakta olsa da, hatıraları peşini bırakmıyordu.
Aylar geçmiş ve kış tatilinde yurt odasında kendisini yapayalnız bulmuşken, Marin sadece bekliyordu. Mabel planladıkları gibi onu ziyarete geldiğinde, söylenmemiş tüm sözlerle ve buz kesmiş kalbiyle nihayet yüzleşmek zorunda kalacaktı.
Haruki Murakami - İMKANSIZIN ŞARKISI

Bir yolculuk sırasında Beatles’ın “Norwegian Wood” (kitabın orijinal adı) adlı parçasını duyan kahramanımız 37 yaşındadır ve bu parça onu Tokyo’da geçirdiği üniversite yıllarına götürecektir. En yakın arkadaşının intihar edişi, geçen zamanın ardından onun kız arkadaşıyla yakınlaşması, araya giren zorunlu ayrılık ve yeni bir kız arkadaş. “İmkânsızın Şarkısı” yalın, çarpıcı ve sıcak bir aşk hikâyesini anlatıyor. Yazarı Haruki Murakami Japon edebiyatının aykırı, ama en çok okunan yazarı. Japon geleneklerinin dışında geliştirdiği üslubuyla adından çok söz ettiren Murakami’yi dünyaya tanıtan roman “İmkânsızın Şarkısı”.
1968-1970 yılları arasında geçen olaylar, o günün toplumsal gerçeklerini de satırlara taşıyor. Ama romanın odağında bu toplumsal olaylar değil üçlü bir aşk var. Gençliğin rüzgârıyla hareketlenen “İmkânsızın Şarkısı”nı ölümle erken karşılaşan gençlerin hayatı yönlendiriyor. Hiçbir şeyin önem taşımadığı, amaçsızlığın ağır bastığı, özgür seksin kol gezdiği bir öğrenci hayatı... Ama diğer yanda da yoğun duygular var... İmkânsız aşklar, imkânsız şarkılar söyleten. Hemen hemen her Japon gencinin okuduğu roman anayurdu dışında da çok kişi tarafından sahipleniliyor.
1968-1970 yılları arasında geçen olaylar, o günün toplumsal gerçeklerini de satırlara taşıyor. Ama romanın odağında bu toplumsal olaylar değil üçlü bir aşk var. Gençliğin rüzgârıyla hareketlenen “İmkânsızın Şarkısı”nı ölümle erken karşılaşan gençlerin hayatı yönlendiriyor. Hiçbir şeyin önem taşımadığı, amaçsızlığın ağır bastığı, özgür seksin kol gezdiği bir öğrenci hayatı... Ama diğer yanda da yoğun duygular var... İmkânsız aşklar, imkânsız şarkılar söyleten. Hemen hemen her Japon gencinin okuduğu roman anayurdu dışında da çok kişi tarafından sahipleniliyor.
Elif Batuman - BUDALA

David Nicholls - BİR SORU BİR AŞK

Romantik komedi dram ne ararsanız bulabileceğiniz bu kitapta bazen kendinizi bir film izlermişçesine kendinizi olayların içinde kenardan izler gibi hissedecekseniz. Her üniversiteye yeni başlayan gibi, Brian da inişli ve çıkışlı bir yola giriyor.
Dünya genelinde büyük bir başarıya ulaşan David Nicholls, bu kitabında bizleri üniversiteye götürüyor