BAKIŞMAMAK

Geçen seni gördüğümde, görmemezlikten geldik birbirimizi. O kadar barizdi ki birbirimizi gördüğümüz oysaki. Bende bakışlarımı kaçırmıştım ama senin yine de yere bakmak için özel bir çaba harcadığını anlayabiliyordum.  Merak ediyordum seni, neler yaptığını neler yapacağını. Nereye gidiyordun mesela. Mutlu muydun, yorgun mu?

Seni unutmuştum aslında. Ama unutmak silmek değilmiş meğerse.  Gömmekmiş sadece hafızaya. Ama çok derin kazamamışım demek ki. Çünkü bakmamak için özel bir çaba harcamıştım. Adeta her an tekrar gün yüzüne çıkacakmış gibi.

İşin ilginç yanı neydi biliyor musun? Seni sevdiğimi hep düşünmüştüm. Sana söylemeye cesaretim hiç olmamıştı ama. Sen beni hiç sevdin mi mesela. Bunun cevabını çok merak ediyorum.  Maalesef asla öğrenemeyeceğim. Cevap muhtemelen hayırdı. Hayırlısı buydu belki de. Ama senin orada özellikle gözlerini kaçırmandan anladım. Cevap hayır değildi belki de. Cevabı hayır yapan benim korkaklığım, aptallığımdı. Ve artık çok geçti her şey için. Sen başkasının…