Duyana ne kadar basit gelir oysa, "yorgunum" lafı. Oysa bir kişinin bütün ruh hali tek kelimeye saklanmıştır. O tek kelime anlatır kişiyi. Bugün o kişi benim. Ama tek kelime yetmiyor sanki. "Çok yorgunum" anca ifade ediyor vücudumun acısını ve kafamın içinden geçenleri ifade etmeye. Fiziksel olarak yorulmak mesele değil aslında. Düşüncelerim arasında kaybolup yolumu bulamadığım için umutsuzluğa düşmek yoruyor.
Yorgunluğumu unutmak, kafamı başka bir yere vermek için kitap okumaya karar veriyorum. Ama okumakta olduğum veya yeni başlayacağım bir kitap istemiyorum. Sadece beni düşüncelerimden koparsın diye raftan gözümü kapatıp rastgele bir kitap alıyorum. Rastgele bir sayfasını açıp okuyacağım. Okuduğum sayfada ne olduğunu anlamaya çalışırken çoktan unutup huzurlu bir ruh haline dönmüş olurum. Mutlulukta bu değil mi zaten? Geçmişin pişmanlıklarından, geleceğin endişelerinden kurtulup anı yaşayabilmek. Bu imkansız elbetteki. Tek yapabileceğimiz anlık unutkanlıklar ve üzen düşüncelerden uzaklaşmak.