Yürekdelen'de Uyanma

Gece korkarak uyandı uykusundan. Ter içinde kalmıştı. Yorganı üzerinden atarak, yavaşça doğruldu. Yatağın kenarına oturdu. Rüyasında ne gördüğünü hatırlamaya çalıştı. Ama faydası olmadı. Üzerindeki korku hissi dağılırken, rüyasında ne gördüğünü hatırlayamıyordu. 

Son birkaç haftadır bu olay sık yaşanmaya başlamıştı. Gecenin bir saatinde uyanıyordu. Bazen korkarak, bazen sadece gözünü yavaşça açarak. Ama hep saat 4 civarı oluyordu bu olay. Sanki vücut saati buna ayarlamıştı kendini. Kabus görerek uyandığı böyle gecelerde geri uykuya dalamazdı. Sabah işe gidene kadar avare bir şekilde zaman geçirirdi. Üstündeki tişörtü çıkartıp, banyoya gitti. Soğuk bir duş kendisine gelmesini sağlardı. 

Yaz günüydü, ama dağların arasında kalan Yürekdelen ilçesi yıl boyu olduğu gibi yine soğuktu. Buna sabah saatlerinin ayazıda eklenince, hava iyice soğumuş hissettiriyordu.

Duştan sonra üstüne hırkasını giyerek, balkona çıktı, dünden bıraktığı sigara külleri halen küllükte duruyordu. Camın kenarında duran sigara paketinden bir sigara aldı. Hep paketin içinde bıraktığı çakmağı bulamayınca, iç çekerek içeri montunun cebinden çakmağı almaya gitti. Yedek çakmak ve sigara bulundurmak alışkanlık haline gelmişti. Özellikle son birkaç haftada nedensiz uykudan uyanmalar yüzünden sigara içme sıklığı arttığı için. 

Yürekdelen'e geleli bir yıldan fazla olmuştu. Başta ilçeye alışmak ve işe başlamak zor gelse de, sonraları bu zorluğun onu meşgul eden, sıkıntıdan kurtaran bir durum olduğunu farketti. İlk geldiğindeki yaşam enerjisi ve heyecanı yerini, monotonluktan sıkılmış bir ruh haline bırakmıştı zamanla.